Taşkınbilgist: Anadolu'da İlk ve En Büyük Neolitik Kent: Çatalhöyük

24 Şubat 2018 Cumartesi

Anadolu'da İlk ve En Büyük Neolitik Kent: Çatalhöyük



İnsanlığın gelişiminde önemli bir evre Neolitik dönemdir. Bu dönemle birlikte insanlar, avcılık ve toplayıcılıktan yerleşik hayata geçerek tarım yapmaya başlarlar. Bu dönemin Anadolu'daki ilk ve en önemli yerleşim yeri ise Çatalhöyük'tür.



Burayı İngiliz Arkeolog James Mellart 1958 yılında keşfeder. Keşfedildiğinde dünyanın tarım yapılan ilk şehir yerleşmesi olarak tanınır ve dünya tarihi yeniden yazılır. (Ancak günümüzde bu unvanı Mezopotamya'da buradan 1000 yıl önce kurulmuş Eriha almıştır.) Ama gene de barındırdığı nüfus, yüz ölçümü ve buluntularıyla Neolitik dönem hakkında diğerlerinden çok daha değerli bilgiler sunar.



Konya'nın Çumra ilçesi sınırları içindedir. Höyükte farklı yükseltilerde iki tepe olduğu için "Çatalhöyük" adı verilir. 





Çatalhöyük iki höyükten oluşur. Neolitik döneme ait "Doğu Çatalhöyük" M.Ö. 7400 - 6200 arasına tarihlendirilirken, Kalkolitik döneme ait "Batı Çatalhöyük" ise M.Ö. 6200 - 5200 arasına tarihlendirilir. Kazı başkanı Mellart'ın kazı izni, kazıdan tarihi eser kaçırdığı iddiasıyla iptal edilir ve  kazıya 1965'ten 1993'e kadar ara verilir. 1993'te Cambridge Üniversitesi'nden Ian Hodder kazı başkanlığına getirilerek kazılar yeniden başlar. Hodder'in yanında İngiliz, Türk, Yunan ve ABD'li uzmanlardan oluşan bir uzman heyeti de çalışmalara eşlik eder.  






İlk şehir yerleşmelerinden biri olan Çatalhöyük'te 8 bin civarında insanın birlikte yaşadığı düşünülüyor. Neolitik dönemin en büyük ve en kalabalık kentidir. Yaklaşık 2000 yıllık kesintisiz yerleşim devam eder. Bronz Çağ başlarken tekedilir. Prof. Hodder bu terkediliş için " Alanın ortasında 8 bin kadar kişinin bir noktada bitişik evlerde yaşadığını görüyoruz. Daha sonra bu birden bire değişiyor. Neolitik dönem Anadolu'da başladığında bununla birlikte nüfusta ciddi bir artış var ama artan nüfus burada artık yaşamını idame ettiremeyecek bir kadar arttığında başka yerlere yayılma gerçekleşiyor" yorumunda bulunur. 





Çatalhöyük yerleşim planı oldukça ilgi çeker. Buradaki evler tamamen dışa kapalı ve birbirine bitişik olarak inşa edilmiş. Konutlar kerpiçten yapılmış ve birbirine eklenerek mahalleleri ve kenti oluşturur. Evlerde günümüzdeki gibi bir kapı ve pencere sistemi yok. Evlerin girişleri çatıdan yapılıyor. Çatılara ise merdivenle çıkılır. Muhtemelen yırtıcı hayvanların saldırılarından korunmak için yapılmış bir yöntem. Evler birbirine bitişik olduğu için kent içinde sokak kavramı yok. Ulaşım düz olan çatılar üzerinden sağlanır. Çatalhöyük evleri plan olarak birbirinin neredeyse aynısı. Evler kerpiç tuğlalardan dörtgen planlı, kutu şeklinde tasarlanmış. Ana odalar ve bu odalara bitişik bir depo bulunur. Duvarların içinde meşe ve ardıç ağacından yapılmış kirişler yer alır. Bu kirişlerin üzerine çatı, kamış üzerine sıkıştırılmış kil ile inşa edilmiş. Evlerin girişi çatıya çıkan bir delikten yapılmıştır ve ahşap bir merdiven ile sağlanır. Bu delik ocak için baca ve odayı aydınlatma görevini görür.



Çatalhöyük binaları arasında saray ve yönetici sınıfına ait bir yapı bulunamaması burada "eşitlikçi bir toplum yapısı" olduğunu gösteriyor. Tapınak, anıtsal yapı, saray ve ev ayrımı olmaması burada merkezi bir yönetim olmadığı şeklinde yorumlanıyor. Bu da burada bir yönetici sınıf ya da din sınıfının olmadığına işaret eder. 

  



Çatalhöyük evleri genel olarak pişirme yeri olarak kullanılan bir ocak ile sanatsal, törensel ve gömü (mezar) alanlarını içeren, uyunan, yemek hazırlanan ve yenilen bir orta kısımdan oluşuyor. Aynı zamanda ana odaya bağlı yemek hazırlanan ve depo olarak kullanılan bir yan oda da var. Lavabo ihtiyaçlarının da yan odada giderildiği düşünülüyor. Odaların içinde yerden hafif yüksek platformalar var. Bu platformaların uyumak, oturmak, dinlenmek ve günlük işlerini yapmak için kullanıldığı tahmin ediliyor. 





Evlerin duvarları sıvalıdır. Sıvalı duvarlar önce beyaza boyanmış. Sonra da kırmızı, siyah ve sarı tonlarda duvar resimleri yapılmış. Bir evin kullanım ömrü ortalama 80 yıl civarında. Bu kerpiç evler eskiyip yıkıldığında ise üst bölümü yıkılmış ve molozlarla doldurulmuş ve üstüne yenisi yapılmış. 



Çatalhöyük'te yaşayan insanlar ölülerini evlerin içindeki sekilerin içine ve odalarda açtıkları deliklere gömerler. Ölüleri için küçük çukurlar açıyorlar ve ölüyü cenin pozisyonuna getirip yani bacaklarını karnına çekip alanını küçültüp gömmüşler. Bazen bir bez veya deri parçasına sararken bazen de çıplak olarak gömülmüşler. Bazen üst üste birden fazla gömü de yapılıyor. Ayrıca bu insanlar mezara hediyeler de koymuşlar. Bunlar genellikle deniz kabukları, kemik ve taşlardan yapılmış aletler, takılar şeklinde. Bazı evlerin duvarlarındaki resimlerde görülen akbabalara atılmış başı olmayan insan figürlerinin de ölü gömme ile ilişkili olabileceği düşünülüyor. Göbeklitepe'dekine benzer bir güneşe gömme ritüeli olabilir. Araştırmacılara göre bu sahneler, ölülerin akbabalar tarafından etleri yenildikten sonra kalan kemiklerinin toplanıp evlere gömüldüğünü gösteriyor. 


Ayrıca buluntular, ölü gömmeyle ilgili bir takım kurallar olduğunu gösteriyor. Çok erken yaşta ölen çocuklar genellikle evlerin güney köşesindeki ocak veya fırının olduğu kısma gömülürken yetişkinler ise evin kuzey bölümündeki yer altı platformlarına defnedilmiş. Bir diğer önemli nokta ise ev yıkıldığında ya da evin yeri değiştirildiğinde orada bulunan ölünün kafa tası ya da kol veya bacak kemikleri alınarak yeni inşa edilen eve gömülmüş. Bu ise "ata kültü" yani atalara olan özel soy bağlarının bir kanıtı olarak yorumlanıyor.




Çatalhöyük evlerinin iç duvarlarında yer alan resim ve bezemeler, orada yaşayan insanların günlük yaşantılarına ve inançlarına ilişkin değerli bilgiler verir. Hayvanlar bu resimlerde önemli bir simgesel role sahiptir ve yerleşimlerde bulunan sanat eserlerinin merkezindedir. Bu resimler avla ilgili ve avın bereketi içindir. Evlerin duvarlarındaki tasvirlerde geometrik motifler, iç içe daireler, av sahneleri, kuş, çiçek, insan eli izleri, av hayvanları, leopar, aslan, geyik, avcı, dans eden insanlar bulunur.  Bu duvar resimlerinde çoğunlukla tehlikeli ve etçil hayvanlarla kuşlar görülür. İnsan tasvirlerinde ise insanlar alay ederken, kızarken ve büyük cüsseli boğalara ve diğer vahşi hayvanlara hükmederken betimlenir. Ölüm ve şiddetin tasviri ve simgelerle ifadesi çok fazla görülür. Ayrıca duvarlarda görülen ve günümüzden 8800 yıl öncesine tarihlenen kilim motifleri de bugün Anadolu'da yapılan kilim motifleriyle benzerlik gösterir. Bu resimler ev duvarlarına işlenmeden önce sıva üzerine beyaz badana yapılıp, ardından da kırmızı, sarı ve siyah renkler kullanılarak resimler yapılmış. 





Resimlerin yanında kabartmalar da dikkat çeker. Evlerin içindeki platformlara oturtulmuş halde yer alan boğa başları ve boynuzları bulunur. Evlerin çoğunun duvarında gerçek boğa başlarının kille sıvanmasıyla yapılan kabartmalar bulunur. Bu boğa başları sıvanmadan önce kırmızı aşı boyayla ile boyanmış. 





Ocak ya da fırınlar çatıya çıkış için kullanılan merdivenin hemen altına yapılmış. Buranın seçilmesinin nedeni buranın hem baca görevi görüyor olması hem de ocağı aydınlatmasıdır. Ocaklardan çıkan isler evin duvarını kararttığı için sık sık sıva yapılmış. 3cm kalınlığındaki duvar tabakasında 160 sıva tabakası bulunmuş.






Evlerin birinin duvarında Çatalhöyük'ün kuş bakışı görünümü ve yakındaki Hasan Dağı'ın çizimi bulunur. Araştırmacılar bu çizimin dünyanın en eski haritası (planı) olduğunu düşünüyor. Karbon-14 testiyle yapılan ölçümlerde bu haritanın günümüzden 8200 yıl önce yapıldığı belirlendi. (Bugün harita Anadolu Medeniyetleri müzesinde.) 





Çatalhöyükte el sanatlarının gelişmiş olduğuna dair pek çok kanıt var. Bulunan alet ve malzemeler genel olarak toprak, taş, ağaç, kemik ve obsidyenden yapılmış. Pişmiş toprak kullanılarak yiyecek ve içecek kapları, pişirme kapları, taşıma kapları, depolama kapları yapılmış. Gene pişmiş topraktan yapılmış ve oval ve dikdörtgen şeklinde mülkiyet simgesi olarak kullanılan kişiye özel damga mühürler bulunur. Ağaçtan yapılmış kutular, derin kaplar, yuvarlak ve oval tabaklar var. Kemikten yapılmış iğneler, bızlar(kemik iğne), bıçak sapları, kemer tokaları ve boncuklar günlük hayatta önemlidir. Volkan malzemesi olan obsidyen ve çakmak taşından da ok ucu, mızrak ucu ve kesici aletler yapılmış. Obsidyen çok önemli olduğu için evlerin içinde obsidyenlerin saklandığı küçük delikler bulunuyor. Çünkü az bulunan bir madde ve az bulunan çoğunlukla değerlidir. (Obsidyen en yakın 190 km uzaklıktaki Kapadokya bölgesinde bulunur. Bu ise burayla ticaret bağlantısı olduğunu gösterir.) Dahası obsidyen yansıtıcı özelliğinden dolayı biraz daha işlenerek ayna işlevi görür hale getirilmiş. Bunların yanında topuz taşları, ürünlerini öğütecekleri el değirmenleri ve öğütme taşları, el baltaları, kaşık ve kepçeler, taş yüzükler, bilezikler ve kolyeler bulunmuş. Kanıtlar bize Çatalhöyük'te sepetçilik ve dokumacılığın da gelişmiş olduğunu gösteriyor. 





Çatalhöyük'te bulunan pişmiş topraktan, kilden veya kireç taşından yapılmış panter başları olan bir koltukta oturan kadın figürleri bulunur. Bu kadın şişman iri göğüslü, iri kalçalı ve doğum yapar şeklinde betimlenmiş. Bu kadın heykelcikleri Ana Tanrıça olarak kabul edilir. Kadının bu şekilde tasvir edilmesinin de bereketi, bolluğu ve doğumu simgelediği düşünülür. Bu kadın heykelcikleri genelde genç kadın, doğuran kadın ve yaşlı kadın olarak betimlenmiş. Son yıllardaki görüş ise bunların Ana Tanrıça olmadığı ve toplumdaki prestij elde etmiş kadınları temsil ettiği yönünde... 


Çatalhöyük, Neolitik bir yerleşme olmasının yanında tarih öncesi toplumun sosyal örgütlenmesine, kültürel yaşantısına, ilk tarım faaliyetlerine ve yerleşik hayata geçişlerine ışık tutan evrensel düzeyde bulunmaz bir öneme sahiptir. 


Çatalhöyük'ün tanınırlılığını arttırmak için ise elimize düşeni yapmak durumundayız. Bunun için kazı başkanı Hodder şu ifadeleri kullanıyor: "...tarih öncesi bir yerleşim yerini insanlara cazip kılmak oldukça zor, çünkü burada bina ya da tiyatro gibi yapılar yok. O yüzden Çatalhöyük'ü daha görünür hale getirmek için daha fazla çaba sarf etmek gerekiyor." Bu ifadelere katılmamak elde değil. En azından paylaşarak Çatalhöyük'ün insanlık tarihindeki yerini insanlara ve özelliklere yeni kuşaklara tanıtmaya katkıda bulunabiliriz.


(Yorum yapabilir, paylaşabilir ve takip edebilirsiniz.


Kaynakça: 
Çatalhöyük Neolitik Kenti Yönetim Planı. Mayıs 2013. 
DÖSİMM. Konya Çatalhöyük Neolitik Antik Kenti.
Konya Büyükşehir Belediyesi. Dünya miras listesinde bir Neolitik kent "Çatalhöyük". 
Haddow, S. D. (). Çatalhöyük 2014 Kazı Raporu. Çatalhöyük Araştırma Projesi. (Çev.Yıldız Dirmit).
Yapı Kredi Araştırma Ekibi. Çatalhöyük Kazı Alanı Rehber Kitabı. 


2 yorum: